İkinci ‘Çevik Bir’ skandalı !

Kategorilenmemiş No Comments »

İkinci ‘Çevik Bir’ skandalı ! - Foto
Komutanların istediği karar çıkmayınca DGM hakimleri sürgün yemiş!

İŞTE ŞOK BELGELER - KARELER

28 Şubat sürecinde, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir’in yargıya dönük yaptığı yönlendirme çalışmalarının yankıları sürürken, benzer bir uygulamanın Diyarbakır’da yaşandığı ortaya çıktı. O dönemde DGM’de görülen bir davayı yakından takip eden 7. Kolordu Komutanlığı, sahte belgelerle davanın seyrini belirlemeye çalışmış, hakimlere istediği yönde karar aldırmak için çeşitli yönlendirmelerde bulunmuş. Ancak mahkemenin kararı istenen yönde çıkmamış. DGM başkanı ve üyeleri de kısa bir süre sonra tenzili rütbe ettirilerek normal görevlerle sivil mahkemelere atanmış.

7. Kolordu Komutanlığı’nın yargıya yönelik yönlendirme çalışması, bölgenin önde gelen ve isimleri PKK’nın ölüm listesinde geçen işadamları Selahattin ve Mehmet Emin Altındağ kardeşlerin, terör örgütüne lojistik destek sağlandığı iddiasına dayanıyor. İddialara göre; 5 Haziran 1998 tarihinde Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde düzenlenen operasyonda 6’sı kadın 7 terörist ölü ele geçirildi. Ancak operasyondan 3 gün sonra (8 Haziran 1998 günü) 7. Kolordu Komutanlığı adına Kurmay Başkan Vekili Albay Erhan Tavşancı, DGM’ye kişiye özel gizli ibareli bir yazı gönderdi. Yazıda, operasyonu gerçekleştiren tabur komutanlığının ‘bulunmadı’ dediği halde, çatışmada ölen bir terörist üzerinde çıkan dokümanların incelenmesinde bazı şahıslara ait isimler ile telefon numaraları tespit edildiği, bunların adli işlemlerde kullanılması talep edildi. Ardından da dokümanda ismi geçen Selahattin ve Mehmet Emin Altındağ kardeşler hakkında dava açıldı.

TUTUKLAMA KARARI ÇIKARTIRMAK İÇİN

7. Kolordu Komutanlığı, belgeyi dönemin DGM Başsavcısı Nihat Çakar’a gönderdi. Çakar, gelen belge üzerinde hiçbir inceleme yapmadan dosyaya koydu. Bunun üzerine iki sanık, TCK 169, 3713/5 maddesi gereğince 13 Haziran 1998′de apar topar gözaltına alınarak tutuklandı. Ancak mahkeme, 4 gün sonra sanıkların delil yetersizliğinden tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi. Olayı yakından takip eden 7. Kolordu Komutanlığı adına Kıdemli Albay Kurmay Başkanı Reha Şatana imzası ile 26 Ekim 1998′de Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’na PKK’ya ait olduğu iddia edilen ve ilişiğinde bir dokümanın yer aldığı GİZLİ ibareli ekli bir yazı gönderdi. Emri vaki bir üslupla kaleme alınan yazıda şu ifadelere yer verildi: “Teröristlerin üzerlerinde yapılan arama neticesinde daha sonra DGM’ye sevki yapılan örgütsel doküman bulunduğu, anılan dokümanın bir çatışmada ölen teröristin üzerinde çıkmış olması, örgütün lojistik ihtiyaçlarını karşılayan eleman temin eden ERNK’ya ait mühürle mühürlenmiş olması ve kapsamının terörle mücadele açısından ivedi müdahaleyi gerektirecek unsurları içermesi nedeniyle Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’na…”

OPERASYONU YAPAN KOMUTAN: DOKÜMAN YOK

Ancak 7. Kolordu Komutanlığı’nın gönderdiği bu yazıya karşılık, operasyonu gerçekleştiren Diyarbakır Kulp İkinci Tabur Komutanlığı böyle bir dokümanın olmadığı yönünde görüş bildirdi. Kulp İkinci Tabur Komutanı Kurmay Yarbay Fevzi Turan imzası ile 4 Aralık 98′de DGM’ye gönderilen yazıda, öldürülen teröristler üzerinde yapılan aramada herhangi bir mühimmat ve doküman ele geçirilmediği ifade edilirken, zor arazi şartları ve çatışma bölgesinin şehir merkezine olan uzaklığı nedeniyle de cesetler üzerinde otopsi yapılmadığı ifade edildi.

DOKÜMAN SAHTE ÇIKMIŞ

Bu arada Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen yazıda, PKK bölge sorumluları olduğu belirtilen ve Dr. Nasır ve Dr. Ali’den geldiği iddia edilen iki belgede Selahattin ve Mehmet Emin Altındağ kardeşlerin örgüte lojistik destek sağlandığı iddia edildi. Ancak daha sonra belgelerde bulunan imza ve mühürler üzerinde yapılan ekspertiz çalışmalarında bu belgenin de sahte olduğu anlaşıldı.

BERAAT ETTİLER

Yaklaşık bir yıl süren yargılama sonucunda Diyarbakır DGM, Altındağ kardeşler lehine isnat edilen suçlamalarla ilgili inandırıcı delil ortaya konamadığı için beraatlarına karar verdi. 18 Şubat 1999′da verilen ve Yargıtay tarafından onanan gerekçeli kararda mahkeme emsal olabilecek bir değerlendirmeye de yer verdi: “Bölgenin özelliği olarak, PKK terör örgütünün yardım alamadığı şahıslarla ilgili benzeri düzenlemelerde bulunduğu, kimi korucuların benzer girişimlerde bulunarak menfaat temin ettikleri, bölgeden olan vakalardan olduğu için dokümanlarda ele geçen açıklamaların sanıkların örgüte yardım ettiği yolunda ciddi delil olarak ele alınmasını önlemiştir. Bu tür delil olarak nazara alınıp uygulama yapılmaya kalkılacak olursa birbirlerine husumeti olanların aynı yola tevessül edip iftira yolu ile birbirlerini mahkûm ettirmeleri gibi tutarsız uygulamalara yol açabilecektir.”

Gerekçede ayrıca Mehmet Emin Altındağ ve Selalahattin Altındağ isimlerinin PKK’nın ölüm listesinde olduğu, kendilerine ait işyerlerinin taranıp bombalandığı, iş makinelerinin yakılığı da hatırlatıldı.

KARAR VEREN HÂKİMLERİN GÖREV YERİ DEĞİŞTİRİLDİ

Altındağ kardeşler hakkında beraat kararı veren Devlet Güvenlik Mahkemesi Başkanı Hakim Ali Çağan, Hakim Kıdemli Albay Tarık Senkeri ve Ali Akyan’ın çok kısa bir süre sonra görev yerleri değiştirildi. Hakim Çağan, Aydın Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Hakim Akyan ise Ankara’ya tayin edildi. Hakim Kıdemli Albay Senkeri ise istifa etti.

İŞTE 28 ŞUBAT SÜRECİNİN DEVAM ETTİĞİNİ GÖSTEREN BELGE

Kategorilenmemiş No Comments »

Taraf şok eden belgeyi yayınladı
Dönemin Genelkurmay Başkanı’nın ‘28 Şubat bin yıl sürecek’ sözünü doğrulayan belgeler: Asker, 2007’de bir büyük kenti karış karış fişlemiş.

Postmodern darbenin sürdüğünü gösteren raporlar, Eskişehir’de mahallelerin tek tek fişlendiğini kanıtlıyor. Dernekler, sendikalar, okullar, kafeler, hastaneler, eczaneler, hatta “Atatürkçü” dernekler uygulamadan nasibini almış. Ordunun fişleme yaparken “suç unsuru” aramadığı da dikkat çekiyor. Piknik yapmak, saz çalıp türkü söylemek ya da peruk satmak fişlenmek için yeterli neden. Askerî raporlarda kişi, şirket ya da kurumların isimleri de açıkça yer alıyor

Taraf, “28 Şubat süreci bin yıl sürecek” diyen eski Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun bu sözlerini 10 yıl sonra doğrulayan resmî bir belgeye ulaştı. Eskişehir’deki 1. Hava Kuvveti Komutanlığı tarafından hazırlanan rapor, 28 Şubat sürecinin hâlâ devam ettiğini gözler önüne serdi. Raporda Eskişehir, sokak sokak, dükkan dükkan fişlenirken, ilkokul öğrencileri bile “irticaî faaliyet” kapsamına alındı. Yasal partiler, sivil toplum örgütleri ve dernekler, “irticacı” ve “bölücü” ilan edildi. Hava İstihbarat Yüzbaşı Kemal Ünal tarafından hazırlanan ve Eskişehir 1. Taktik Hava Kuvveti Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğgeneral Mehmet Şanver’in imzasını taşıyan “Eskişehir İli Yıkıcı, Bölücü, İrticai Faaliyetler Değerlendirmesi” başlıklı raporda, partiler, dernekler, sivil toplum örgütleri, şirketler, sendikalar, kafeler, eczaneler hakkında bilgi toplanarak kayıt altına alındı. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin (ADD) bile fişlendiği raporda, “Pikniğe gittiği, siyasi faaliyetlerde bulunduğu, peruk sattığı tespit edilmiştir” denerek, “yıkıcı, bölücü, irticacı” olduğu iddia edilen kişilerin isimleri de fişlenme listesinde yer aldı. Raporun “Yıkıcı Faaliyetler” bölümünde DTP, ÖDP ve EMEP gibi sol partilerle örgütlere yer verilirken, bazı mahalleler de “yıkıcı” ilan edildi. Şanver’in üst makamlara gönderdiği anlaşılan raporda fişlemelerin devam edeceği “Yıkıcı, bölücü ve irticai yapılanmalar ve bu unsurların devam ettirdikleri faaliyetler, bilgi elde edildikçe vakit geçirmeksizin uygun kanallarla gönderilmektedir” ifadesiyle anlaşılıyor.


İstihbarat kaynakları

Raporun giriş bölümünde, elde edilen bilgilerin hangi kaynaklardan sağlandığına da yer veriliyor. Buna göre, bilgiler, üst komutanlıkların yayımladıkları istihbarat raporlarından, ulusal ve yerel basın organlarından, yerel emniyet birimlerinden, İl Emniyet Komisyon toplantılarından, askerî personelin yazılı ve sözlü müracaatlarından ve liselerdeki Milli Güvenlik derslerine giren askerlerden elde edilmiş.

Fatma öğretmenin peruk taktığı…

Eskişehir’de Hava Kuvveti Komutanlığı’nın hazırladığı raporda en geniş bölüm “İrticacı Faaliyetler”e ayrılmış. Okulda peruk taktığı iddia edilen bir kadın öğretmen bile fişlenmiş.

Öğrencilerden de korktular

Raporda irticaî faaliyetleri desteklediği yönünde duyum alındığı söylenen eğitim kurumları da fişlendi.

En ufak bir şüphe yeter

Raporda “İrticaî faaliyetleri desteklediği değerlendirilen, ilişkide olduğu kesim belirlenemeyen işletmeler” de yer alıyor:

Fırınlar, Hastaneler, Kırtasiyeler
Tuğgeneral Mehmet Şanver tarafından hazırlanan fişleme listesinde neredeyse kentteki bütün işyeri ve esnaf yer alıyor. Şehirdeki oteller, lokantalar, kırtasiye ve kitapçıların kimlere ait olduğu tek tek sıralandıktan sonra bu kişilerin hangi tarikatlara yakın olduğu da fişleme raporuna eklenmiş.

ADD ve CHP’yi bile fişlediler

Eskişehir’de fişlenen kurumlar arasında Atatürkçü Düşünce Derneği ve CHP de var. Listeye girmekten kurtulamayan Eskişehir Kadın Platformu’nun başına “sözde” ifadesinin eklenmesi ise dikkat çekiyor. Fişleme raporunda “Önemli günlerde faaliyet gösteren ve yapılan faaliyetlere destek verdiği tespit edilen bazı dernek, parti, kurum ve platformlar” şöyle sıralanıyor:

- ÖDP
- Sözde Eskişehir Demokratik Kadın Platformu
- İnsan Hakları Derneği
- Emek Partisi
- DTP
- KESK
- DİSK
- Atatürkçü Düşünce Derneği
- Tabipler Odası
- CHP
- İşçi Partisi
- Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası
- Türk-İş

Saz çalıp türkü söylediler rapora girdiler

Raporda “Bölücü faaliyetler” kısmında yasal partilerin yaptığı etkinlikler de yer alıyor:

- Demokratik Toplum Partisi, Özgürlük ve Dayanışma Partisi ve Emeğin Partisi mensupları tarafından sempatizan kadrolarını geliştirmeye yönelik miting, basın açıklaması, bildiri dağıtımı, imza kampanyaları düzenlenmektedir.

- DTP il teşkilatı olmuş, 2007 yılında İstiklal mahallesi Reşadiye sokağa taşınmıştır.

- Eskişehir Anadolu ve Osmangazi üniversitelerinde okuyan YÖGEH ve PKK/Kongra-Gel terör örgütü sempatizanı öğrencilerin 19 Mayıs 2007’de 80-85 kişilik bir grup halinde il merkez Yarımca köyü yakınında, Sarıcakaya ilçesi sınırlarında bulunan 2 Kurnalı Deresi mevkiinde gezi ve piknik düzenledikleri, müzik aletleri dinlemek ve elektronik saz çalmak için jeneratör kurdukları, DTP il başkanı Hamza Abay’ın da faaliyetlere katılarak destek verdiği öğrenilmiştir.

- Eskişehir 19 Mayıs Anadolu Lisesinde bir öğrenci bölücülük temelli söylemlerde bulunmuş, konu üst makamlara iletilmiş, il emniyet komisyon toplantısında gündeme getirilmiştir.

Misyonerler de unutulmadı

Raporun “Misyonerlik Faaliyeti” bölümünde ilginç tespitler var:

- Misyonerlik faaliyetleri kapsamında; il merkezinde bulunan Serdivan Kafe içerisinde yabancı uyruklu şahıslar tarafından Hıristiyanlık propagandası yapıldığı tespit edilmiştir.

- Dünya Mevlana Kardeşlik Birliği isimli grubun henüz 15-20 kişilik bir sempatizan kitlesi ile faaliyetlerini devam ettirdiği, haftada iki gün toplantı yaptıkları, sempatizan kitlenin 40-50 yaşları arasındaki emekli memurlar ile eşlerinden oluştuğu bilinmektedir

- Hıristiyanlık propagandası yapan bir grubun http://www.estopluluk.org.tr internet sitesi adı altında eleman kazanma gayreti içerisinde olduğu tespit edilmiştir.

- Adının Lars olduğu belirtilen bir şahsın kendilerine ait faaliyetler hakkında bilgi verdiği hususu rapor edilmiş olup, bu grubun Yehova Şahitleri adıyla bilindiği, on senedir Eskişehir’de faaliyet gösterdikleri, faaliyetlerinde yasa dışı bir unsura rastlanmadığı, grup üyelerinin en son 2 Nisan 2007’de toplantı düzenledikleri öğrenilmiştir.

‘Yıkıcı’ mahalleler

Raporun “Yıkıcı Faaliyetler” bölümünde yer verilen konular ise şöyle:

- DHKP/C terör örgütünün öğrenci gençliğine yönelik olarak ülke genelinde gittiği “gençlik derneği” adı altında yapılanmasına paralel olarak, “Eskişehir Gençlik Derneği” eş zamanlı olarak faaliyete geçirilmiştir.

- Bölücü ve yıkıcı sol unsurların Eskişehir’de yoğunlaştıkları mahalleler; Büyükdere, Göztepe, Yıldıztepe, Gültepe, Kırmızı Toprak, Fevzi Çakmak, Gündoğdu ve Emek’tir.

- Sol örgüt üyesi ve sempatizanlarının yoğun olarak bulundukları yerler: …

- Eskişehir ilinde faaliyet gösteren basın yayın organlarından Sakarya ve İstikbal gazetelerinin sol görüşü öne çıkaran yayın yaptıkları bilinmektedir.

TARAF

Suriye Başbakanı’ndan sürpriz açıklama

Kategorilenmemiş No Comments »

Suriye Başbakanı’ndan sürpriz açıklama
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Suriye Başbakanı Muhammed Naci El Itri ile görüştü.

El Itri, görüşmede, Suriye ve Türkiye’den karşılıklı ziyaretlerin sürmesinde yarar gördüklerini belirterek, mevcut ilişkilerin ve işbirliğinin bu ziyaretlerle ivme kazandığını ifade etti.

İki ülke arasında gerek hükümetler, gerekse halklar arasındaki ilişkilerin olumlu olduğunu kaydeden Itri, Türkiye hükümetinin ve parlamentosunun bölgeye yönelik tavır ve davranışlarından memnuniyet duyduklarını bildirdi.

Türkiye’nin bölgede barışın gerçekleşmesi için gösterdiği çabayı ”Takdiri şayan bulduklarını” belirten Itri, ”Meslektaşım Sayın Başbakan Erdoğan’a Davos olayından sonra gönderdiğim telgrafta ‘belki aynı batından (rahimden) değiliz, ama aynı batından doğanlardan daha çok birbirimize yakınız’ dedim. Tarihin derinliklerinden gelen köklü ilişkilerimizi daha da geliştirmek istiyoruz” diye konuştu.

TBMM Başkanı Toptan da ilişkilerin karşılıklı olarak yükselen bir ivme kazandığını belirterek, parlamentolararası ilişkilerin de geliştiğini vurguladı.

Türkiye ve Suriye arasında pek çok ortak noktada buluşma iradesinin olduğunu kaydeden Toptan, ”Suriye sınırları içinde bulunan Osmanlı eserlerinin aslına uygun restore edilmesinden dolayı teşekkür ediyorum. Türkiye’nin de desteğiyle onarılan eserler, Türkiye’den Suriye’ye daha çok turist çekecektir” diye konuştu.

100 TL ÜZERİNDEKİ ITRİ RESMİ

TBMM Başkanı Toptan ile Suriye Başbakanı Itri arasındaki görüşmede, ilginç bir diyalog da yaşandı.

Suriye Başbakanı Itri, 100 TL’lik banknot üzerinde fotoğrafı bulunan Itri’nin (Buhurizade Mustafa Efendi) dedesinin dedesi olduğunu söyledi.

Itri’nin bunu söylemesi üzerine heyette bulunan AK Parti Gaziantep Milletvekili Mahmut Durdu, cüzdanından çıkardığı 100 TL’yi Başbakan Itri’ye gösterdi.

Itri’nin ”Bu resmi görmek bana büyük mutluluk verdi” demesi üzerine TBMM Başkanı Toptan, ”Bizim büyük sanatçılarımızdan biridir” dedi.

Suriye Başbakanı Itri de ”Aynı geçmişten, aynı kökten geldiğimizi bu bile gösteriyor” karşılığını verdi.

Görüşme, daha sonra basına kapalı sürdürüldü.

Üzeyir Garih Tapınakta Öldürüldü

Kategorilenmemiş No Comments »

138133.jpg138133.jpgGarih cinayeti hükümlüsü Yener Yermez’den şok iddia…

Yermez, ünlü işadamının üyesi olduğu bir tarikat yapılanması tarafından gizli bir tapınakta, ritüeller eşliğinde bıçaklanarak öldürüldüğünü ileri sürdü. Kameraya kaydedilen infaz sonrasında ise cesedi, sır kadın ‘Meral’in yanındaki kimliği meçhul şahıs Eyüp Mezarlığı’na bıraktı

Yener Yermez tarafından ‘bireysel’ olarak işlendiği ileri sürülen Üzeyir Garih cinayetinin ‘organize’ şekilde gerçekleştirildiği ileri sürüldü. Cinayet hükümlüsü Yermez’in şok ifadesine göre, Garih üyesi olduğu gizemli örgütün, gizli tapınağında infaz edildi. İddiaya göre, garip giysili kişilerin katıldığı törende bıçaklanarak öldürülen ünlü işadamının cesedi, daha sonra ‘Meral’ adlı kadının kimliği meçhul arkadaşı tarafından Eyüp Mezarlığı’na bırakıldı. İnfazın kamera kayıtları ezberletilen Yermez ise cinayeti üstlendi.

AYİN SONRASI BIÇAKLANDI

Alarko Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Üzeyir Garih’i 25 Ağustos 2001 tarihinde öldürmekten hüküm giyen Yener Yermez’in yeni iddiaları, ‘hükümlüsü’ bulunmasına rağmen çok sayıda sır taşıyan cinayetin seyrini değiştirdi. Gündeme bomba gibi düşen iddiaya göre, Üzeyir Garih, mensubu olduğu tarikatımsı gizli bir yapılanmanın, üst birimi tarafından cinayet tarihinde gizli bir tapınağa davet edildi. Çok özel durumlarda kullanılan tapınaktaki davete icabet eden Üzeyir Garih için tören düzenlendi. Ayin ritüelleri taşıyan bu tören sonrasında garip giysiler içindeki çok sayıda örgüt üyesinin gözleri önünde, esrarengiz kadın Meral ve arkadaşı, farklı bıçaklarla Üzeyir Garih’i vahşi şekilde infaz etti. Yermez’in iddiasına göre, infaz sonrası ise ünlü işadamının cesedi, soruşturma dosyalarında adı geçen Meral’in yanındaki kimliği belirsiz bir kişi tarafından Eyüp Mezarlığı’na taşındı. Yermez’in, açılan yeni soruşturma kapsamında Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’e ve polise verdiği iddia edilen ifadelerde şok edici bilgiler ortaya çıktı:

YANINDAYDILAR

“Olay günü Meral beni görevli olduğum Hasdal Kışlası’ndan aldı. Birlikte Eyüp’teki bir otelden oda ayırttık. Daha sonra, Piyer Loti tepesine çay içmek için çıktık. Meral, “Eyüp’te bir arkadaşımla buluşacağım, sen burada bekle”

diyerek ayrıldı. Uzun süre Meral gelmeyince yürümeye başladım. Eyüp Mezarlığı’nın içinde yürürken yerde kanlar içinde yatan Garih’i gördüm. Adamın yanında Meral ve arkadaşı duruyordu. Bana bir telefon verip olay yerinden ayrıldılar.”

“Meral ve yanındaki esrarengiz adamla tekrar Eyüp’te buluştuk. Beni de bindirdikleri arabayla Gaziosmanpaşa yakınlarında bir eve gittik. Eve yaklaştığımız sırada arabada gözlerimi bağladılar. Evde bana bir video kaset izlettiler. İzlediğim görüntülerde, Meral ve yanındaki adamın Garih’in bıçakla öldürme anı vardı. Kamera bir yere sabitlenmiş, cinayet anı 5-6 metre uzaktan çekilmişti. Kaseti defalarca izledikten sonra bana, cinayeti işlediğimi nasıl anlatacağımı ezberlettiler. Cinayeti üzerime alırsam bana para vereceklerini, aksi takdirde, beni ve ailemi yok edeceklerini söylediler.’

Komutanları Ergenekon sanığı çıktı

Garih cinayeti 8 yıl aradan sonra geçen yıl başlatılan Ergenekon soruşturmasıyla tekrar gündeme geldi. Adli Tıp uzmanıi Ümit Sayın’ın bilgisayarlarında Garih cinayeti dosyasıyla ilgili geniş bir arşiv ele geçirildi. Garih’in aile dostu işadamı Doğan Kasadolu da şok iddialarla ortaya çıktı. Bu iddilara göre, Üzeyir Garih’in öldürüldüğü gün bir polis otosuyla gelen kişiler, Garih’in küçük torununu kollarına kelepçe takarak gözaltına aldı. Kasadolu, bu kişilerle yaptıkları görüşmelerde bu işin üzerine giderlerse cinayeti bu çocuğun işlediğini açıklayacakları şeklinde tehdit aldıklarını ileri sürdü.. Bütün bu iddiaların üzerine giden Yeni Şafak ise Üzeyir Garih’i öldürmek suçundan hüküm giyen Yener Yermez’in, Ergenekon davasının tutuklu sanığı emekli albay Fikri Karadağ ve Tuncay Güney’le ‘change oto’ işinde tutuklanan teğmen Murat Oğuz’un emrinde askerlik yaptığı bilgisine ulaştı.

Çatlı’nın çantası Meral’in elinde

Susurluk kazasında kaybolan Abdullah Çatlı’ya ait çantanın kendisinde olduğunu ileri süren Ergenekon sanığı Sami Hoştan’ın yalan söylediği, asıl çantanın Yermez’in ‘bulunursa cinayet aydınlanır’ dediği esrarengiz kadın ‘Meral’ tarafından alındığı ileri sürüldü. Hem Garih cinayetindeki rolü hem de Veli Küçük’ten aldığı Çatlı’nın sır belgelerini Almanya’da ‘önemli’ bir isme teslim ettiği düşünülen Meral, her yerde aranıyor.

Yeni Şafak’a gelen mektup

Yener Yermez, Garih cinayetiyle Ergenekon terör örgütünün bağlantıları üzerine haberler yapan Yeni Şafak’a, Aralık ayında cezaevinden gönderdiği mektupla önemli bilgiler verdi. Yermez, mektubunda, cinayeti işlediğine yönelik senaryoyu kabul etmesi için ölümle tehdit edildiğini öne sürdü ve Yeni Şafak’ın sır cinayetin üzerindeki perdeyi kaldıran haberlerini teyit etti.

YENİŞAFAK

Turan Çömez’e Kırmızı Bülten

Kategorilenmemiş No Comments »

Ufuk Türkyılmaz‘ın haberi

Polis, eski vekilin yakalanması için adım adım takibini sürdürüyor. Ergenekon’un kendisini de kapsayan 6′ıncı dalga operasyonundan kısa süre önce dil eğitimi için İngiltere’ye giden Çömez hakkında  yurda dönmediği için yakalama kararı çıkarılmıştı.

184 ÜLKEDE ARANACAK

Hakkında daha önce çıkartıldığı belirtilen ‘kırmızı bülten’in ise bazı bürokratik sıkıntılar nedeniyle henüz tamamlanmadığı, gerekli hazırlıkların ardından Interpol aracılığıyla 184 ülkeye bildirileceği öğrenildi.  Emniyet’e ulaşan son bilgilere göre Çömez, fotoğraflarının medyada yayınlanmasının ardından İngiltere’deki adreslerini değiştirdi. Londra’dan ayrılarak İngiltere’nin iki ayrı şehrine yerleşen Çömez, yakın takibin devam ettiğini anlayınca, yaklaşık bir ay önce bu ülkeden ayrıldı.
 Çömez’in İngiltere’yi terk ettikten sonra İtalya’ya gittiği belirlendi. Burada kısa bir süre kaldıktan sonra Almanya’ya geçtiği tespit edildi. Bu ülkede de uzun süre kalmayan Çömez’in, geçtiğimiz günlerde Hollanda’ya giriş yaptığı anlaşıldı.

DIŞARI SEYREK ÇIKIYOR

Halen Hollanda’da olduğu tahmin edilen Çömez’in, çok sayıda Türk vatandaşının yaşadığı bu ülkede tanınmamak için zorunlu olmadıkça dışarıya çıkmadığı belirtiliyor.
Temmuz ayında gerçekleştirilen operasyonda, emekli orgeneraller Hurşit Tolon ve Şener Eruygur ile birlikte Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay ve Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün gözaltına alınmışlardı.

FOTOĞRAFLARI ÇEKİLMİŞTİ

Çömez’in yurda dönmemesi üzerine Avrupa ülkelerindeki itribat görevlilerini alarma geçiren Emniyet Genel Müdürlüğü, Ergenekon soruşturmasının kaçak ismi Turhan Çömez’i, yakın takibe aldı. İngiltere’de attığı her adımı izlenen Çömez’in, Londra’da bir cafede otururken ve otobüste çekilmiş fotoğrafları medyaya yansımıştı.

Milliyet Çıldırmış olmalı

Kategorilenmemiş No Comments »

Milliyet çıldırmış olmalı!
Doğan grubu gazetelerinden tiraj sorunlu Milliyet, tirajını artırmanın yolunu yalan ve iftira haberlerle artıracağını zannediyor olacak ki…

Dün Mesut Yılmaz’la ilgili Cumhuriyet’te yalan bir haber yer aldı. Yılmaz, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili kendisine atfen yayınlanan sözlerin gerçekleri yansıtmadığını açıkladı.

Fakat Milliyet yalanlamayı göz ardı edip bugün doğruymuş gibi haberleştirdi. Milliyet internet sitesi de tekzip edilen haberi sürdürmeye devam ediyor.

Milliyet’in ikinci tuhaf haberi Fethullah Gülen’le ilgili… Günlerdir Tuncay Güney’in ciddiye alınmayacağına, ifadelerinin saçma ve yalan olduğuna dair manşet manşet haber yapan Milliyet bugün Güney’in bir sözünden de değil onunla konuşan bir kişinin gözleminden hareketle tuhaf ve sinsi bir habere imza attı. Milliyet’in ciddi ve doğru habercilik gibi prensipleri olduğunu sürekli vurgulayan Sedat Ergin’in bu haberle ne gibi bir maksat güttüğü anlaşılamıyor.

Milliyet’in tuhaf ve kötü gazetecilik dersi tam sayfa haberi şu satırlarla başlıyor:

“Gülen sorularında terledi. Güney’in çok kolay anlatan biri olduğunu belirten İhtiyaroğlu, ‘Fethullah Gülen ile ilgili sorulara çekimser cevaplar verdiğini, tedirgin olup terlediğini gördüm. Bu durumdan şüphelendim’ dedi…”

İŞTE O HABER

Merhaba dünya!

Kategorilenmemiş No Comments »

WordPress’e hoş geldiniz. Bu sizin ilk yazınız. Bu yazıyı düzenleyin ya da silin. Sonra blog dünyasına adım atın!

WP Theme & Icons by N.Design Studio
Entries RSS Comments RSS Giriş